Dava Zamanaşımı

Davanın belli bir süre içinde açılması gerekir. Aksi takdirde kanıtlar kaybolabilir ve dolayısıyla, iddianın ispatı zorlaşabilir. Ayrıca üzerinden uzun zaman geçmiş ihtilafları yeniden canlandırmak hukuk politikası açısından doğru değildir.

BK m. 125, genel dava zamanaşımı süresini 10 yıl olarak belirlemiştir: “Bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı taktirde her dava on senelik müruru zamana (zamanaşımına) tabidir”.

Maddenin ifadesinden de anlaşılacağı gibi, bu genel süreden (10 yıllık süre) daha uzun veya daha kısa süreler de söz konusu olabilir. Örneğin ölüme bağlı tasarrufların iptali davası kötü niyetli zilyede karşı 20″yıl içinde açılabilir (MK m.559). Yine BK m. 60/11 \e “göre haksız fiil aynı zamanda ceza kanununa göre suç teşkil ediyorsa ve ceza zamanaşımı süresi daha uzunsa, o zaman ce/za zamanaşımı süresi uygulanır. Bu örneklerde dava zamanaşımı süresi daha uzundur. Buna karşılık genel süreden (10 yıllık süre) daha kısa zamanaşımı süreleri de söz konusu olabilir. Örneğin kira alacakları 5 yıllık zamanaşımına tabidir (BK m. 126/1). Haksız fiillerde de zamanaşımı süresi l yıldır.

Ayrıca özel yasalarda da bazı zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Bu gibi durumlarda özel yasadaki süre öncelikle uygulanacaktır. Örneğin 4491 sayılı Kanun ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun “Mevduata İlişkin Hükümler” başlığını taşıyan 10 maddesinin 4ncü bendinde, “bankalar nezdindeki her türlü mevduat, temanet ve alacaklardan en son talep, işlem veya mudiin herhangi r|ir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tabidir. Zamanaşımına uğrayan mevduat, manet ve alacaklar Fona gelir kaydedilir. Bununla ilgili esas ve usuller Kurulca belirlenir”.

Ceza Hukukunda zaman aşımının iki şekli söz konusudur. Dava zamanaşımı ve ceza zaman aşımı. Dava zaman aşımının söz konusu olması durumunda. Devlet belirli bir süre geçince failin cezalandırılabilmesi için dava açmamaktadır. Ceza zamanaşımında ise, fiil sebebiyle mahkûmiyet hükmü verilmiş ve kesinleşmiş olsa dahi. bu mahkûmiyet hükmü belirli bir süre infaz edilmemiş ise. Devlet ile sanık veya hükümlü arasındaki infaz ilişkisi düşmektedir.

Ceza Kanunumuzda cürümler bakımından dava zamanaşımı süreleri dört kademede belirlenmiştir. Süreler, 20 yıl ile 5 yıl arasında değişmektedir. Örneğin ölüm ve müebbet (ömür boyu) ağır hapis cezasını gerektiren cürümlerde dava zamanaşımı süresi 20 yıldır (Hu konularda bkz. Ayhan Önder, Ceza Hukuku Dersleri, İstanbul 1992, s. 666 vd.).

Yasama dokunulmazlığını düzenleyen A.Y.m.83’e göre; “Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine getirilmesi, üyelik şifalının sona ermesine bırakılır, üyelik süresince zamanaşımı islemez” (m.83 III).